Pazarlama ve Marka Oturumu için oturum başkanı ve konuşmacılar sahnedeki yerlerini alırlar. Oturum Başkanı Sancaktar Denizcilik Genel Müdürü Sayın Murat ÇELİKSOY oturumun içeriği ile ilgili çerçeveyi giriş konuşmasında yapar. Bu eksende iş dünyası için yaşanan küresel mali krizde oldukça önem kazanan, ürünlerin müşteriler tarafından aldırılması kısacası pazarlama ile ilgili stratejik önem kazanan tablonun altını çizer. Küresel anlamda tüm süreçlerin müşterilerin ürünü talep etmesiyle veya yeni ürün ve yeni yaşam tarzları ile yeni müşteriler oluşturulması ile başladığını, işletmenin diğer fonksiyonlarının bu noktadan sonra devreye girdiğini söyler ve sözü Ülkemiz için oldukça önemli iki saygın kurumun üst düzey yöneticisine deneyim ve bilgilerini gençlere aktarmaları için devreder. Bu noktada öncelikle pazarlamanın çerçevesini çizmek ve iş yaşamına öncelikle iş arayan adayın kendini pazarlaması gerektiği ile başlayan kişisel marka kavramını anlatmak üzere Bilim İlaç Pazarlama Direktörü Sayın Akın AKSEKİLİ sunumuna başlar. (Lütfen Akın AKSEKİLİ sunumunu inceleyiniz.)
Kişinin kendini markalaştırması ve kariyerini doğru planlaması konusunu işleyeceğini belirterek kendi kariyer öyküsünü anlatır. 1966 yılında dünyaya gelmekle kariyer öyküsünün başladığını söyler. Tıp Fakültesine girişle kariyerindeki en belirgin dönüm noktasına gelir. Bu noktadan sonra bir süre tıp doktorluğu yapar ve ardından ilaç sektörüne geçerek yöneticilik sürecini başlatır. 13 yıldır bu alanda kariyerini sürdürmektedir. Bilim İlaç olarak oldukça yüksek ciro hacmi ve büyüklükle sektörde önemli firmalardan biri olduklarını belirtir ve patronunun aslında Devlet olduğunu söyler. Ardından istatistiki veriler ışığında sunumunu sürdürür. Başarmak için önemli olanın enerji ve kararlılık olduğu, hangi üniversitede okunuyor olunduğunun, deneyimleri ışığında çok öncelikli olmadığının altını çizer ve TUTKU kavramına değinir. Kişisel markalaşma konusunda kişinin eşsiz yanlarını bulmasının çok önemli olduğunu söyler. Bunun içinde kişinin kendini tanıması ve gerçekçi tespitlerle saptamalar yapması yolunu kullanması gerektiğini, kendini tanıyan bir bireyin de rekabette güçleneceğini belirtir. Kişinin markalaşması adına bilmesi gereken diğer konuları da örneklerle anlattıktan sonra sunumunu tamamlar.
Sayın Akın AKSEKİLİ sahnedeki yerini alır ve oturum başkanı Sayın Murat ÇELİKSOY teşekkürlerini sunduktan sonra Sayın Akın AKSEKİLİ’ nin sunumuna atıfta bulunarak katılımcılara hitaben; bu verileri doğru değerlendirip sahada uygulamayla birleştirdiğinizde önemli sonuçlar alınacaktır diyerek, konuyu marka konusunda uluslararası anlamda oldukça önemli bir başarı yakalamış Reina’nın Yöneticiği Ortağı Sayın Ali ÜNAL’a bugünlere nasıl geldiğini, Reina’nın markalaşma başarısının arkasında neler yattığını sorarak devreder.
Sayın Ali ÜNAL, meslek lisesinde okumasına rağmen aile şartları ve yetenekleri doğrusunda bu sektöre girdiğini söyler. Kariyerindeki önemli dönem noktasının, dönemin popüler eğlence mekanlarından biri olan PARKŞAMDAN’ da yaşadığı bir olay olduğunu söyler ve anlatır. Bu olayın ardından işletme sahibinin beğenisini kazanarak yükseliş sürecine geçer. Değişik eğlence ve turizm işletmelerinde yöneticilik yaptıktan sonra, yaklaşık 9 yıl önce riskli bir hamle ile boğaz da Reina’yı ortağıyla birlikte kurarlar. Sürecin başında yaşadığı sıkıntılara değinerek, zamanla müşteri sayısındaki artışın nasıl yaşandığını anlatır. Yaptığı hamlede deneyimli oluşunun kendisine güç verdiğini belirtir, fakat hamlenin bünyesinde taşıdığı riskleri yaşadığı zor süreçler sonrasında daha iyi anlar. Tüm çalışmalar öncesinde derinlemesine bir saha araştırması, işletmenin müşteri kitlesinin belirlenmesi, hizmetlerin ve marka kimliğinin neler olacağı konusundaki stratejilerini belirlerken yaptığı doğru saptamaların başarısının altında yatan sır olduğunu söyler. Konsepti doğru belirlemek ve doğru partnerle çalışmanın oldukça önemli olduğunu, yer yer sıra dışı hamlelerin de konsept doğru ise işletmeyi başarıya ulaştırabileceğini belirtir. Bu süreçte lokal müşteriye odaklanmanın yetersiz olacağını gördüğünü bu yüzden yabancı basın aracılığı ile yurt dışından müşteri portföyü kazanmak adına çalışmalar yürüttüklerini söyler. Bu alanın önemli bir potansiyel taşıdığını yılın tüm mevsimlerinde Reina’ nın doluluk kapasitesinin artmasıyla daha iyi anlarlar. Yabancı misafirlerin İstanbul’dan alışılmış beklentilerine, boğaz da eğlenmek kültürünü ekler ve bunu bir misyona çevirerek hem işletmesi hem de Ülke turizmine bu sayede para kazandırır. Yılda yaklaşık 400.000 konuk ağırladıklarını ve yeni yatırımlarla sürece devam ettiklerini söyler.
Sayın Murat ÇELİKSOY konuşmasının ardından Sayın Ali ÜNAL’a atıfta bulunarak; satır ararlarında ve verilen örneklerde gençler için değerlendirmeleri gereken önemli akademik bilgiler olduğu söyler.
Ardından Sayın Akın AKSEKİLİ’ye, Ülkemiz için oldukça değerli bir kurumun pazarlama direktörü olarak Bilim İlaç’ın saha yapılanması ve mutfağında nasıl bir yapı olduğunu ayrıca bu işletmede görev almak isteyen adaylara neleri önerirsiniz sorularını sorar?
Sayın Akın AKSEKİLİ cevap olarak, pazarlama bölümü olarak yaklaşık 1100 satış temsilcisi ve 200 civarı merkez çalışanıyla hizmetlerini sürdürdüklerini söyler. Bununla birlikte şirketi ve ilaç sektörü ile ilgili bilgiler verir. Zor bir sektör olduğunu belirtir ve buna gerekçe olarak da onbinlerce satış temsilcisi arasından sıyrılmanın ve hekim başına yaklaşık 20 farklı firmanın satış temsilcisi düştüğünü bu rekabet atmosferinde ürünü satabilmenin oldukça zorluklarından söz eder. Örneğin 100 kişinin işe alımı için açtıkları sınava şartları uyan yaklaşık 7000 adayın başvurduğu düşünüldüğünde işe girebilmek için de farklılaşmak ve “tutkulu” olmak gerektiğinin oldukça önemli olduğunu söyler. Bunun ardından Sayın Murat ÇELİKSOY, içinden geçtiğimiz küresel mali krizden fazla etkilenmeyişi açısından ilaç sektörünün önemine vurgu yapar, gençlerin işe alım öncesi yapabilecekleri farklı bir hamleden örnek verir. Uluslararası ticaretten elde edilen kazançların, devlet bütçesi için oldukça önemli olduğunu, bunun ise tutkuyla, sürekli, düzenli ve maliyetinin oldukça üstünde fiyatlarla diğer ülkelere ürün veya hizmet satabilen firmalarca yapılabileceğinden söz eder ve sözü bir soruyla Sayın Ali ÜNAL’a devreder. Reina olarak bunu başardınız ama nasıl?
Sayın ALİ ÜNAL cevap olarak öncelikle dünyadaki tutuma değinir ve tüketicilerin kendi ülkelerinin markalarını desteklemesi o markaları tüketmesiyle sürecin başladığını söyler. Yabancı markalara önemli bir ilgi olduğunu, bunun değişmesiyle sürecin başlayacağına dair taşıdığı inancı vurgular. Ayrıca Devletin de dünyaya malolmuş markaları özel teşvikle desteklemesi ve küresel projeler üretmeleri yönünde markaları beslemesi gerekliliğine vurgu yapar.
Konuşmalar Reina’ da yaşanan çarpıcı ve çok keyifli örneklerin anlatılmasıyla devam eder ve katılımcılardan soruların alınması etabına geçilir. Oturum keyifli sorularla sonlandırılır.